Âlem bir aşk için yaratılmış ve ''Aşk imiş her ne var âlemde!...

« Önceki |

2/9/2007

Medine'de Zaman...

 

   MEDİNE'DE ZAMAN  

Medine’de sabah başkadır.
 İnsanlar sevinçle uyanırlar,
 Ezan-ı Muhammedi yükselir.
 Mescid-i Nebevi’den
 Ve Medine sokakları
 Bayram yerine döner.
 Bir dede hanımının elinden tutarak yürür.
 Bir çocuk mescidin bahçesinde koşar özgürce
 Sabaha kadar yeşil kubbeyi seyreden bir genc
 Tebessüm ederek girer babus selam kapısından
 Yeşil elbiseleriyle mescidde hizmet edenlere imrenir
 Bir peygamber aşığı...
 Bir peygamber aşığı Ümmet-i Muhammed’i koklar
 
 Ve hıçkırıklarla secdeye kapanırlar.
 
 Sonra otellere dönülür
 Güneşin huzur veren ışıklarıyla.
 Yeni kafileler girer medineye
 Otellerin arasından yeşil kubbeyi arayan gözler
 Salat-ü selamlarla yıkanır.
 Kimi kafileler
 Cennetül Bakî’dedir.
 Kimisi Medine’yi dolaşır otobüslerle
 Mihr Ali abiden Uhud’u dinler.
 Hz. Hamza’yı dinler.
 Asr_ı Saadeti yaşar Peygamber misafirleri.
 
 
 Medine’de öğle başkadır.
 Güneş ikindiye kadar yalnızdır Medine sokaklarında
 Çünkü Güneş kıskançtır.
 Habîb-i Zîşan’la başbaşadır.
 Kainatın güneşinden güç katar gücüne.
 
 Ve ikindi namazından sonra
 Dükkanlar açılır.
 Buhurdanlıklarda tüten kokular
 Nazlı nazlı etrafa yayılır.
 Kasr-ı halife oteline giden bir babaanne
 Yolda torunlarına oyuncaklar alır
 Hurmaları yüklenmiş bir delikanlı
 Eşiyle birlikte yürür
 Melekler tebessüm eder onlara
 Dua eder.
 Bir kasetçiden Kabe imamlarının sesi yükselir.
 Vahyin yıkadığı yüzler dolaşır pazarlarda
 Medine halkı güler yüzlüdür.
 Çünkü onlar Ensar’ın torunlarıdır.
 Rasulullah’ın komşularıdır.
 Çok hassastır kalpleri.
 Bunu bilen bazı misafirler
 Mescid-i Nebevi’de kazandıklarını
 Hayatları pahasına korumaya çalışır.
 Ama bazıları
 Sanki sadece alış verişe gelmiş gibi,
 Kavga gürültüyle geçince günleri
 Ve Unutunca Medine’yi
 “Yazık oldu” der melekler
 Milyarlarca insanın içinden seçildi
 Buraya geldi
 Ama yazık etti, yazık etti.
 
 Medine’de akşam başkadır.
 Zemzem bidonlarından zemzem içilir
 Ve ikram edilir yanındakilere.
 Şemsiyeler kapanır yavaşça,
 Kubbeler açılır.
 Gökyüzü tüm ihtişamıyla meydana çıkar.
 Kimse yıldızları fark etmez nedense
 Kainatın güneşinin yanında yıldızlar farkedilmez.
 Ebuzer gıfari caddesini yağmur ıslatmasa da
 Hasret gözyaşları ıslatır.
 Sıra sıra dizili ankesörlerden
 Farklı dillerde konuşmalar yapar.
 Farklı renklerde insanlar.
 Heyecanla konuşan biri şöyle der:
 “İnanamazsın, şu anda seninle konuşurken
 Mescid_i nebevi’ye bakıyorum.
 On tane minare sanki arşa yükselmiş gibi.
 Öyle heybetli görünüşleri var ki anlatamam.
 Bu gün ikindi namazını Ravza-i mutahhara’da kıldım
 Hem de Hz.Aişe sütununun önünde.
 Allah sana da nasip etsin.
 İnşallah dönünce anlatırım.
 
 Medine’de gece başkadır.
 Peygamber misafirleri dalınca uykuya
 Melekler iner Kubbetül Hadra’ya.
 Ve uzaklarda, çok uzaklarda
 Medine hasretiyle yanan yüreklerden
 Selamlar iletilir Sultanlar sultanına.
 “Ya rasulallah” demiştir biri
 “Bu yıl da nasip olmadı Medine’ne gelmek!
 Ravza’nın kokusunu koklamak nasip olmadı.
 Umre’ye gidenleri görünce boğazıma bir şey takılıyor.
 Hep selam gönderiyorum sana
 Geçenlerde umreden dönen bir arkadaş
 Tespih verdi bana. Medine’den almış.
 Tespihi sabaha kadar kokladım.
 İnşallah bu yıl gelirsem o tespihi de getiricem.
 Sana salat ve selam olsun ey gönlümün sultanı.
 
 Medine’de zaman başkadır.
 Medine’de herşey bir başkadır.

 

D. Ali Erzincanlı

 


 

 

Gel ey, konuşurken dudaklarına tebessümler karışan!..

Gel ey, yüzüne üzgünlerin üzüntüsünü dağıtmak yaraşan!..

Gel ey, ateş-i aşkına yanmak için âşıkları birbiriyle yarışan!..


Gel ey!..

Ayrılığında çoğalan alevleriyle arınalım aşkının; yanalım yandıkça ve yandıkça yanalım. Aşk yüzünden elbisesi yırtılan da, Hak uğruna gözlerini kurutan da seni arzulamakta şimdi. Bizi kendine madem yine sensin bağlayan ve ayrılığının derdine yine sensin ayrılıkla derman olan, o hâlde gülümse bize Efendim, bize gülümse. ‘‘Allah onları sever; onlar da Allah’ı sever’’ sırrına ermekte rehberimiz ol, tut günahkâr ellerimizden; günahkâr ellerimizden tut.

Sen ey!..

Gelsen hayallerimize bir kez… Ve üzerine sepet sepet güller döksek biz. Gelsen düşüncelerimize bir an… Ve baharları sersek ayağına çiçek çiçek, mevsim mevsim, ıtır ıtır… Dolunaylar yerine doğsan dünyamıza bir vakit…Ve zatını gündüz değilse, hayalini gece göstersen bizlere. Girsen ansızın düşlerimize, şevkat parmaklarınla okşasan başımızı ışık ışık… Ve ışığına düşsek pervaneler gibi; pervaneler gibi ışığına düşsek.

Gel Efendim…

Bir kez doğ içimize de isterse kaybolsun dolunaylar güneşler… Gir gözümüze de bir nefes, isterse silinsin tutyalar, sürmeler… İlham olup ak gönlümüze bir anda, isterse yitirilsin uçtan uca naatlar ve gazeller, beyitler ve dizeler uçtan uca yitirilsin isterse…

Gel Efendim, dostluğuna muhtacız; umutsuz ve çaresiz bırakma çaresizlerini. Gel yeter ki, hakkımızda verilecek her hükme razı olalım.

Gel ey, bitir bitmeyen hasretini içimizde!..

Gel ey, onsuz mutluluk bulamadığımız!..

Gel ey, kendisine lâyık olamadığımız!..


Gel benim Efendim, bir kez olsun dokun yüreğime, yüreğime dokun bir kez olsun…

Yüreğim kanıyor efendim, kanıyor yüreğim!..

Çığlık çığlığa beşeriyet, çiğnenmiş reyhanlar misali hep seni arıyor. Uyandır, zindanlara koyduğumuz Yusufî sevdalarımızı efendim! Uyandır, bahtını üftadelerinin!..

İskender Pala

 


 

AY DOĞDU ÜZERİMİZE

Ay doğdu üzerimize
Veda tepelerinden
Şükür gerekti bizlere
Allah'a davetinden

Sen güneşsin sen aysın
Sen nur üstüne nursun
Sen süreyya ışığısın
Ey sevgili ey rasül

Ay doğdu üzerimize
Veda tepelerinden
Şükür gerekti bizlere
Allah'a davetinden

Ey bizden seçilen elçi
Yüce bir davetle geldin
Sen bu şehre şeref verdin
Ey sevgili hoş geldin

Nerede kaldın sevgili
Gözlerimiz yoruldu
Ufuklar haber verin
Kanadımız kırıldı
Ey kuşlar yalvarıyoruz
Bize müjde getirin

Ay doğdu üzerimize
Veda tepelerinden
Şükür gerekti bizlere
Allah'a davetinden

Ey rasül sana söz verdik
Doğruluktan ayrılmayız
Sen esenlik yıldızı
Senin sevginle doluyuz

Ay doğdu üzerimize
Veda tepelerinden
Şükür gerekti bizlere
Allah'a davetinden

 

DEĞERLİ YORUMLARINIZI BEKLİYORUM!.. Selam ve dua ile...

İhh İnsanİ yardIm vakfI

İHH insani yardım vakfı ramazan kampanyası

"Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür. (Ayet-el Kürsi)"

takvİm